İşi, en iyi, onu yapan bilir…


“Fikir” günümüzde en değerli, en eğlenceli ve en heyecan verici kelimelerden biri. Bireyler veya büyük kurumlar için aynı değer ve patlama gücüne sahip. Bugün birçok vizyon sahibi şirket için, çalışanların yeteneklerini değerlendirebilmek adına belirli görev tanımlarıyla onları sınırlandırmak yerine özgür bırakmak, her konuda fikirlerini almak ve bu fikirleri kendilerinin hayata geçirmesini sağlamak hayati bir önem taşıyor. Bu kadar değer verilen “Fikir” kelimesine sahip olmak ya da onu toplamak artık eskisi kadar zahmetli değil.

 

Fikrin değerli olduğunu kabul eden ve mümkün olduğunca çok paylaşılmasını isteyen kurumlar, birbirinden farklı öneri sistemleri geliştiriyorlar. Bunlardan en bilineni ise, ofis duvarlarına asılan kilitli öneri kutuları. Ancak gelişen dünya, değişen çalışma koşulları ve dijitalleşen yönetsel sistemler sayesinde fikir toplamak, paylaşmak ve hayata geçirmek daha kolay ve hızlı olmaya başladı.

 

Üstelik artık kurumlar, çalışanın gönlünü almak için değil gerçekten onların fikirlerinin işe yaradığını gördüğü için bu yeni sistemlere dört elle sarılıyor ve geliştiriyorlar. Çalışanlardan gelen öneriler süreçlere inovatif çözümler getiriyor. Müşteri memnuniyetini, kaliteyi ve verimliliği artırıyor. Ayrıca yüz binlerce dolara varan zaman ve maliyet tasarrufları da çalışanların önerileri sonucu elde edilebiliyor. Dolayısıyla bugün geldiğimiz noktada fikir en kıymetli şey oldu. Dolayısıyla artık fikirler kilitli bir kutu arkasında unutulup kalmıyor. Dijitalleşen İK’nında desteği ile en iyi fikrin çıkması için yönlendirmeler yapılıyor, eğitimler veriliyor. Herkesin en çok sevdiği fikre katılması ve fikir sahibi ile birlikte aynı takımda hayalini gerçekleştirmesi için fırsat veriliyor. Fikirler analitik olarak ölçülüyor, değerlendiriliyor, raporlanıyor. Rakamsal olarak karşılıkları paylaşılıyor ve yeni fikirlerin oluşması için kelebek etkisi yaratılıyor.

Toyota markası öneri sistemi uygulamalarına 1951 yılında başlamış. 1986’dan itibaren 200 bin çalışanından toplam 16,2 milyon öneri gelmiş. Bugün, çalışanların öneri programlarına katılım oranı ise yüzde 98.

IBM ise çalışanlarına “ThinkPlace” adını verdiği bir düşünme mekanı yaratmış. Bu mekan çalışanların kendilerini rahat hissedecekleri ve düşüncelerini geliştirecekleri bir platform. ThinkPlace’e katılım 90 bin kişiyi aşmış. Süreç sonunda uygulanmaya değer görülen fikir sayısı ise 100 olmuş. IBM yetkilileri bu 100 fikrin yüzde 14’ünün gelir artışına, yüzde 36’sının kültürel gelişime yüzde 50’sinin ise verimliliği artırmaya neden olduğunu söylüyor.

T-Box markası, 2003 yılında, Boyner Grubu çalışanlarının önerileri doğrultusunda oluşturulmuş bir marka.  Arçelik’in portföyünde yer alan “kartuşlu buzmatik”, “Telve” kahve makinesi, “iç içe geçebilir tel şişelik”, “kapı rafında kolalık” gibi ürünler de çalışanların önerileri ile geliştirilmiş.  Aynı şekilde Ülker çalışanları; “Fındıklı CafeCrown”, “Soyet Soya Kıyması”, “Biskrem Dolgulu Çubuk”, “Hazır Pilav”,” yeni çorba çeşitleri” vb. birçok farklı ürünün çıkışına neden olmuşlar.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. O halde haydi hemen yeni fikirler üretmeye…

+ There are no comments

Add yours