Dijitalleşme ile İK Profili de Değişti


Dijitalleşme ile birlikte İK alanında iş yapma tarzını radikal düzeyde değiştirecek değişiklikler ortaya çıkıyor. Buna paralel olarak İK profesyonellerinin çehresi de değişiyor. İK profesyonelleri geçmişte yeterince sergileyemedikleri özelliklerini dijital İK uygulamalarıyla artık daha kolay ortaya koyabiliyor. Artık İK da İK profesyonelleri de daha proaktif, veri temelli hareket ediyor, yenilikleri daha kolay hayata geçirebiliyor ve artık hem çalışanlara hem de yönetim kademesine kendini pazarlayabiliyor.

 

Proaktif İK: İK yöneticilerinin en çok zorlandığı konuların başında departmanlarının maliyet merkezi olarak görülmesi geliyordu. İK departmanı genellikle operasyonel bir birim olarak algılanıyordu. Dijitalleşme ise, İK yöneticisine insana dair konularda gerçek zamanlı veri ve ölçümler sağlayarak insan kaynağıyla ilgili kararların daha hızlı alınmasını sağladı. Bu sayede İK, reaktif hareket eden bir departman olmaktan çıkarak proaktif hareket eden bir departman haline geldi.

Veri Temelli İK: İK yöneticilerinin zorlandığı diğer bir konu ise, insana dair konularla ilgili kararları verilere dayandıramamalarıydı. İnsan karmaşık bir varlık ve insana dair unsurların sayısal olarak ifade edilmesi çoğu zaman kolay değil. Bu nedenle İK, pek çok işkoluna kıyasla sübjektif kararların verildiği işkollarından biri. Öte yandan İK profesyonellerinin insan sarrafı olması gerektiği yönünde yanlış bir kanaat hakim. Oysa İK profesyoneli, sezgileri güçlü olan kişi değil, insana dair verileri doğru bir biçimde toplayıp bunu etkin bir biçimde analiz eden kişi. Dijitalleşme ile analitik yönlerini sergileyebilen İK profesyonelleri bu sayede, insana dair kararları çok daha kolay bir şekilde verilere dayalı hale getirebildi.

Yenilikleri Hayata Geçirmek: İK yöneticilerinin tepe yönetim tarafından eleştirildiği konuların başında yeniliklere yeterince açık olmamaları geliyordu. Ancak dijitalleşme ile durum değişti. Şirketler tüketicilere dijital alanda pek çok yenilik sunarken, İK da benzer yenilikleri çalışanlara ya da adaylara yönelik olarak hayata geçiriyor. Kurum içi sosyal ağ platformları üzerinden çalışan yılda bir kez yerine yıla yaygın olarak anlık geribildirim almayı sağlayan performans sistemleri, oryantasyon sürecinde çalışanların aradıkları bilgiye ulaşmalarını kolaylaştıracak yapay zeka içeren robotlar, adayların değerlendirilmesi sürecinde online oyunlar ya da simülasyonlar gibi dijital çağın getirdiği yenilikler İK alanında yaygınlaşmaya başlıyor.

Kendini Pazarlayan İK: Günümüzün önemli gündem maddelerinin başında yetenekleri şirkete kazandırmak ve daha önemlisi yetenekleri elde tutmak geliyor. Bu nedenle son dönemde, İK yöneticileri gerek şirket içindeki gerekse şirket dışındaki yetenekler için cazip bir işyeri olabilmeyi sağlamak adına işveren markasını güçlendirmeye yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Dijitalleşme ise aday ya da çalışanlara dijital platformlar aracılığıyla ulaşmayı sağlayarak işveren markası oluşturma çabalarının daha etkin ve verimli sonuçlar vermesine olanak veriyor. Bu sayede bu zamana kadar kendisini çok fazla öne çıkaramayan İK, pazarlama yöntem ve tekniklerini kendi alanına taşıyarak markalaşmaya başlıyor.

Çalışanın Sesi: İK, şirket içerisinde çalışanların sorun yaşadıklarında gelebilecekleri ya da seslerini yönetime duyurmak istediklerinde aracı olarak kullanabilecekleri tek departman. Dijitalleşme, çalışanların online kurum içi platformlarda görüşlerini rahatça ortaya koyabilecekleri bir çalışma ortamı sağlıyor. İK ise dijital kaynaklardan çalışanlarla ilgili gerçek zamanlı elde ettiği verileri kullanarak çalışanların sözcülüğü görevini daha aktif olarak yerine getirebiliyor.

 

+ There are no comments

Add yours